Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in sorularını yanıtlayan Şimşek, dezenflasyon süreci, enflasyon beklentileri, kur politikası, mali disiplin, büyüme ve reel sektöre yönelik destekler hakkında mesajlar verdi.
Şimşek, ekonomi programının ana hedefinin fiyat istikrarı olduğunu belirterek dezenflasyon sürecinde ilerleme sağlandığını ancak enflasyondaki düşüşün arzu edilen hızda gerçekleşmediğini söyledi.
“Savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan aşağıda olurdu”
Enflasyondaki yavaşlamanın beklenenden daha sınırlı kalmasında iç ve dış faktörlerin etkili olduğunu belirten Şimşek, özellikle bölgedeki savaşın enerji ve emtia fiyatları üzerinden Türkiye’yi etkilediğini söyledi.
Şimşek, “Bu sene savaş olmasaydı enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu” dedi.
Savaşın yalnızca petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden etkili olmadığını belirten Şimşek, diğer emtia fiyatlarında yaşanan yükselişin de enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Bakan, mevcut koşulların devam etmesi halinde başlangıçta öngörülen dezenflasyon takviminin bir miktar uzayabileceğini de belirterek, savaş yaşanmasaydı yıl sonu enflasyonunun yüzde 20-22 civarında tamamlanabileceğini söyledi.
“Dezenflasyon fiyatların düşmesi değil, artış hızının yavaşlamasıdır”
Şimşek, dezenflasyon kavramının fiyatların genel seviyesinin düşmesi anlamına gelmediğine dikkat çekti.
Dezenflasyonun fiyat artışlarının yavaşlaması anlamına geldiğini belirten Şimşek, para ve maliye politikalarının özellikle temel mal enflasyonu üzerinde etkili olduğunu söyledi.
Dezenflasyon sürecinin 2024’ün ikinci çeyreğinden itibaren başladığını ifade eden Şimşek, hizmet sektöründe geçmiş enflasyona endeksleme nedeniyle daha yüksek bir atalet bulunduğunu, ancak bu alanda da tepkinin başladığını belirtti.
Şimşek, kira, eğitim ve ücretlerde geçmiş enflasyona endekslemenin güçlü olmasının enflasyonun daha yavaş düşmesinde etkili olduğunu söyledi.
OVP’de bütçe hedefi öne çıktı
Orta Vadeli Program’ın (OVP) iki temel işlevi olduğunu belirten Şimşek, programın kamu açısından bütçe hedefleri bakımından bağlayıcı olduğunu, özel sektör için ise ekonomik yol haritası niteliği taşıdığını ifade etti.
Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranında hedeflenenden daha iyi performans gösterildiğini belirterek mali disiplin vurgusu yaptı.
2026 yılında eşel mobil uygulaması nedeniyle önemli miktarda gelirden vazgeçildiğini söyleyen Şimşek, buna rağmen bütçe açığının milli gelire oranında yüzde 3,5 hedefe karşı yüzde 3,1 seviyesinde bir performans beklediklerini belirtti.
Bakan, dış şoklara rağmen büyümenin yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini, cari açıkta da iyileşme sağlandığını ifade etti.
“Politika çerçevesinde değişiklik yok”
Ekonomi programının temel yönünde değişiklik olmadığını vurgulayan Şimşek, dezenflasyon hedefinden vazgeçilmeyeceğini söyledi.
Şimşek, hayat pahalılığının en önemli öncelik olduğunu belirterek, seçim sürecinde de dezenflasyon politikasının sürdürüleceğini ve sürdürülebilir büyüme için fiyat istikrarının gerekli olduğunu ifade etti.
Kur politikası konusunda da değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Türkiye için ideal rejimin dalgalı kur olduğunu ancak mevcut koşulların daha esnek bir kur rejimine geçiş için uygun olmadığını söyledi.
Şimşek, enflasyonun tek haneye inmesi halinde daha esnek kur rejiminin yeniden değerlendirilebileceğini belirtti.
“Kur tartışmasına indirgemek sağlıklı değil”
Şimşek, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerin yalnızca kur üzerinden yapılmasının doğru olmadığını söyledi.
Reform gündeminde verimlilik artışına odaklandıklarını belirten Şimşek, enerji maliyetleri ve dış talebin de sanayinin rekabet gücü açısından önemli olduğunu ifade etti.
Enerji piyasasında özellikle petrol ve doğalgaz türevlerindeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Şimşek, Türkiye’nin hammadde temininde şu aşamada önemli bir sorun yaşamadığını söyledi.
Çiftçiye ve ihracatçıya destek mesajı
Reel sektörün finansmana erişiminin önemli bir konu olduğunu belirten Şimşek, sanayi ve ihracat sektörlerinin rekabet gücünü desteklemeye devam ettiklerini söyledi.
Çiftçilere sağlanan kredilerin ortalama faizinin yüzde 12 olduğunu belirten Şimşek, tarımsal kredilerde faiz maliyetinin yüzde 70’inin kamu tarafından karşılandığını ve yaklaşık 1 milyon çiftçiye kredi desteği sağlandığını ifade etti.
İhracatçılara yönelik reeskont kredilerinin artırıldığını belirten Şimşek, Eximbank’ın sermayesinin 7 kat artırıldığını ve bankanın bu yıl sağlayabileceği kredi hacminin 60 milyar dolara çıkarıldığını söyledi.
Kamu çalışanları ve emekliler için enflasyon mesajı
Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarına ilişkin de değerlendirmede bulundu. Bakan, maaş artışlarının en az enflasyon kadar olacağını söyledi.
Ekonomi programının temel hedefinin fiyat istikrarı olduğunu yineleyen Şimşek, dezenflasyon sürecinin sürdürüleceğini ve büyüme ile fiyat istikrarı arasında daha sürdürülebilir bir denge kurulmasının hedeflendiğini belirtti.