ABD’de Huawei’ye yönelik uzun süredir devam eden ceza davasının yargılama süreci New York’un Brooklyn kentindeki federal mahkemede başladı. Savcılık, Çinli teknoloji şirketini Amerikan şirketlerinden ticari sır ve teknoloji çalmak, ABD finans sistemini kötüye kullanmak ve İran’daki faaliyetleri nedeniyle yaptırımları ihlal etmekle suçluyor.
ABD Adalet Bakanlığı savcısı Taylor Stout, açılış konuşmasında Huawei’yi Amerikan şirketlerinden teknoloji çalarak telekomünikasyon alanında büyüyen bir “suç örgütü” olarak niteledi.
Huawei ise suçlamaları reddederek savcılığın münferit çalışanların eylemlerini şirket genelinde yürütülen bir komplo gibi sunduğunu savunuyor.
Cisco ve T-Mobile dahil şirketlerin teknolojileri gündemde
Savcılığa göre Huawei, aralarında Cisco Systems ve T-Mobile’ın da bulunduğu beş ABD şirketinin ticari sırlarını ele geçirmek için komplo kurdu.
İddialar arasında Cisco yönlendiricilerinde kullanılan işletim sisteminin kaynak kodunun ele geçirilmesi ve T-Mobile’ın akıllı telefon testlerinde kullandığı robotik bir kolun çalınması da bulunuyor.
Savcı Stout, Huawei çalışanlarından birinin söz konusu robotik kolu alırken görüntülendiğini belirtti. Savcılık, bu tür eylemlerin şirketin küresel rekabet avantajı elde etmesine yardımcı olduğunu ileri sürüyor.
Huawei’nin avukatı Brian Heberlig ise savunmasında davanın “rekabet, inovasyon ve olağan ticari faaliyetlerle” ilgili olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.
Savunma, Cisco ve T-Mobile olaylarının şirket yönetiminden bağımsız çalışanların eylemleri olduğunu, başka bir olayda ise izinsiz fotoğraf çeken çalışanın işten çıkarıldığını savundu.
İran faaliyetleri de davanın önemli başlıklarından
Savcılığın suçlamaları yalnızca ticari sırların ele geçirilmesiyle sınırlı değil. Huawei’nin İran’daki faaliyetlerinin niteliğini gizleyerek ABD finans sistemi üzerinden milyonlarca dolarlık işlemler gerçekleştirdiği de iddialar arasında yer alıyor.
ABD makamları ayrıca Huawei’nin İran hükümetinin vatandaşları izlemesine yardımcı olabilecek teknolojiler sağladığını öne sürüyor.
Savunma ise Huawei’nin dolar üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin ABD yaptırımlarını ihlal edeceğini bildiğine ilişkin yeterli kanıt bulunmadığını savunuyor. Huawei’nin İran’daki faaliyetlerinden bankaların haberdar olduğu ve buna rağmen şirketle çalışmayı sürdürdüğü de savunmanın argümanları arasında.
Dava 2018’deki suçlamalara dayanıyor
Huawei davasının geçmişi 2018 yılına uzanıyor. Şirket ve o dönemki Finans Direktörü Meng Wanzhou, İran’daki faaliyetleri konusunda bankaları yanıltarak ABD yaptırımlarını aşmak ve ABD finans sistemi üzerinden para transfer etmekle suçlanmıştı.
Meng Wanzhou, 2018’de ABD’nin tutuklama talebi üzerine Kanada’nın Vancouver kentinde gözaltına alınmış ve yaklaşık üç yıl süren iade sürecinin ardından 2021’de Çin’e dönmüştü. Meng hakkındaki suçlamalar 2022’de ertelenmiş kovuşturma anlaşması kapsamında düşürülmüş, ancak daha önce yaptığı kabullerin Huawei davasında delil olarak sunulması bekleniyor.