Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

Kaspersky’den uzay sistemleri uyarısı: Siber saldırıların hem hedefi hem aracı olabilir

Kaspersky ICS CERT, uzay sistemlerinin yalnızca uydulardan ibaret olmadığını belirterek yer kontrol istasyonları, iletişim hatları ve kullanıcı terminallerinin de siber saldırılara karşı korunması gerektiğine dikkat çekti. Şirketin raporuna göre 1957’den 2020’li yılların başına kadar uzay sistemlerini hedef alan 100’den fazla siber olay kayıtlara geçti.

Kaspersky ICS CERT, uzay sistemlerinin yalnızca uydulardan ibaret olmadığını belirterek

Uzay teknolojilerinin günlük yaşamda ve kritik altyapılarda daha fazla kullanılmaya başlaması, bu sistemlere yönelik siber güvenlik risklerini de artırıyor. Kaspersky ICS CERT tarafından yayımlanan yeni rapor, uzay sistemlerinin hem doğrudan siber saldırıların hedefi haline gelebildiğini hem de tehdit aktörleri tarafından saldırılarını gizlemek için kullanılabildiğini ortaya koyuyor.

Kaspersky’ye göre modern bir uzay sistemi yalnızca yörüngedeki uydudan oluşmuyor. Yer kontrol istasyonları, karasal iletişim altyapısı, kullanıcı terminalleri ve üçüncü taraf yazılımlar da bu ekosistemin parçalarını oluşturuyor. Saldırganlar ise çoğu zaman güvenlik seviyesi daha düşük ve internete daha kolay erişilebilen bileşenleri hedef alıyor.

3 binden fazla GNSS alıcısı internete açık

Küresel Navigasyon Uydu Sistemleri (GNSS) de uzay altyapısındaki önemli risk alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Kaspersky araştırmacılarının 70 donanım üreticisiyle gerçekleştirdiği çalışmada, dünya genelinde 3 binden fazla GNSS alıcısının doğrudan internet üzerinden gelebilecek saldırılara açık olduğu tespit edildi.

Özellikle denizcilik, havacılık ve kara taşımacılığında kullanılan GNSS sistemlerindeki güvenlik açıkları, sinyal yanıltma (spoofing) gibi saldırılarla birleştiğinde operasyonel risk oluşturabiliyor.

Kaspersky, kuruluşlara GNSS alıcılarını doğrudan dış ağ erişimine kapalı tutmalarını öneriyor. İnternet bağlantısının gerekli olduğu durumlarda ise cihazların güçlü kimlik doğrulama yöntemleriyle korunması ve güvenlik güncellemelerinin uygulanması gerektiği belirtiliyor.

Uydu altyapıları saldırıları gizlemek için de kullanılabiliyor

Raporda, tehdit aktörlerinin uydu altyapısını kendi iletişimlerini gizlemek amacıyla kullandığı örneklere de yer veriliyor.

Kaspersky’nin aktardığına göre Turla ve Whitebear gibi APT grupları, 2010’lu yıllarda komuta-kontrol iletişimlerini şifrelenmemiş uydu yayın trafiği üzerinden yönlendirdi. Böylece saldırganların iletişimlerinin izlenmesini zorlaştırdığı belirtildi.

Uydu yayınlarının ele geçirilmesinin teknik olarak görece kolay olması da güvenlik riskini artıran unsurlardan biri olarak gösteriliyor. Kaspersky, 2009 yılında Orta Doğu’daki milis grupların askeri sistemlerden gelen şifrelenmemiş video yayınlarını piyasada bulunan düşük maliyetli yazılımlarla ele geçirdiğine ilişkin örneği de raporunda hatırlatıyor.

Viasat saldırısı kritik altyapıları da etkiledi

Uzay sistemlerine yönelik saldırıların yalnızca uydu altyapısıyla sınırlı kalmadığına ilişkin en dikkat çekici örneklerden biri ise 2022 yılında Viasat’ın KA-SAT ağına yönelik saldırı oldu.

Kaspersky’nin raporuna göre saldırıda bir VPN cihazındaki yanlış yapılandırmadan yararlanıldı ve “AcidRain” adlı veri silici kötü amaçlı yazılım kullanıldı. Saldırı sonucunda Avrupa genelinde yaklaşık 30 bin uydu terminali devre dışı kaldı.

Saldırının etkileri uydu iletişiminin ötesine geçerek enerji altyapısına da yansıdı. Yaklaşık 5.800 rüzgâr türbininin uzaktan operasyonunun dolaylı olarak durduğu bildirildi.

2024 yılında keşfedilen AcidPour ise bu riskin kapsamının genişleyebileceğine işaret etti. Sandworm APT grubuyla ilişkilendirilen AcidPour’un Linux yönlendiricileri, uydu modemleri ve veri depolama sistemleri dahil daha geniş bir cihaz grubunu hedefleyebildiği belirtildi.

“Uzay sistemi yalnızca yörüngedeki unsurlardan ibaret değil”

Kaspersky Güvenlik Analizi Uzmanı Ekaterina Rudina, uzay sistemlerinin güvenliğinin yörüngedeki donanımlarla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Rudina, yer tabanlı kontrol ağları, iletişim kanalları ve abone alıcılarının sistemin kritik operasyonel bileşenleri olduğunu belirterek, uydu teknolojilerinin navigasyondan enerji altyapısına kadar daha fazla alanda kullanılmasıyla birlikte bu bağlantıların güvenliğinin önem kazandığını ifade etti.