Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü eğitim hayatına başladı

Sıfır Atık Vakfı ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğiyle kurulan İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü, sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanlarında uzman yetiştirmek üzere eğitim faaliyetlerine başladı. Enstitünün ilk programı olan “Sıfır Atık Tezli Yüksek Lisans Programı”, 2026-2027 güz yarıyılında ilk öğrencilerini kabul etti.

Sıfır Atık Vakfı ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğiyle

Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın sürdürülebilir gelecek vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü, Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine akademik alanda katkı sağlamayı amaçlıyor.

İTÜ ile Sıfır Atık Vakfı arasında 12 Mayıs 2025’te imzalanan iş birliği protokolünün ardından kurulan Enstitü; sıfır atık, döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği, atık yönetimi, sürdürülebilir üretim ve tüketim ile atıktan enerji gibi alanlarda eğitim, araştırma ve proje çalışmalarına ev sahipliği yapacak.

İlk öğrenciler eğitimlerine başladı

Enstitünün “Sıfır Atık Tezli Yüksek Lisans Programı”, 2026-2027 güz yarıyılı itibarıyla ilk öğrencileriyle eğitim sürecine başladı.

Program kapsamında farklı disiplinlerden öğrencilerin sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanlarında uzmanlaşması, uygulamaya yönelik araştırmalar yürütmesi ve yeni projeler geliştirmesi hedefleniyor.

Enstitü, aynı zamanda Türkiye’nin sıfır atık, iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi alanlarında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sunmayı amaçlıyor.

Akademik bilgi ile saha deneyimi bir araya gelecek

İTÜ ile Sıfır Atık Vakfı arasındaki iş birliğinin temelinde akademik birikim ile sahadaki uygulama deneyiminin aynı yapı içerisinde buluşturulması bulunuyor.

İTÜ’nün mühendislik, mimarlık, şehir planlama, ekonomi ve enerji gibi farklı alanlardaki akademik kapasitesi, Sıfır Atık Vakfı’nın sıfır atık çalışmalarındaki saha deneyimiyle bir araya getirilecek.

Bu kapsamda atık yönetiminin yanı sıra kaynak verimliliği, enerji, ekonomi, şehir planlama, kamu politikaları ve toplumsal davranışlar gibi farklı alanları kapsayan disiplinler arası araştırmalar yürütülmesi planlanıyor.

“Akademik kapasitenin güçlendirilmesi önemli”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve CO31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Enstitünün Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki akademik kapasitesinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.

Sıfır Atık Hareketi’nin Emine Erdoğan’ın vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan bir dönüşüm iradesini temsil ettiğini ifade eden Ağırbaş, bu yaklaşımın kalıcı ve bilimsel bir zeminde güçlenmesi için akademisyenlerin, gençlerin ve araştırmacıların sürece daha fazla dahil edilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Ağırbaş, Enstitünün sıfır atık, döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim-tüketim alanlarında bilimsel bilgi üreten, nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve akademik çalışmaları uygulamayla buluşturan bir merkez olacağını kaydetti.

COP31 sürecine akademik katkı hedefi

Ağırbaş, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı döneminde uygulama odaklı iklim politikalarının öne çıktığını belirterek, akademik kapasitenin güçlendirilmesinin bu süreç açısından da önem taşıdığını ifade etti.

İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü’nde yetişecek uzmanların ve yürütülecek bilimsel çalışmaların Türkiye’nin yeşil dönüşümüne katkı sağlaması hedeflenirken, sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanındaki çalışmaların uluslararası ölçekte güçlendirilmesi de amaçlanıyor.

Sektör ve kamu ile iş birlikleri geliştirilecek

Enstitünün eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra sektör ve kamu kurumlarıyla iş birlikleri geliştirmesi planlanıyor. Bu çalışmalarla sürdürülebilirlik alanındaki yenilikçi çözümlerin desteklenmesi ve akademik araştırmaların uygulamaya aktarılması hedefleniyor.

İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü, önümüzdeki dönemde sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanlarında Türkiye’nin akademik kapasitesinin güçlendirilmesine, sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına ve çevresel sorunlara yönelik yenilikçi çözümler geliştirilmesine katkı sunmayı hedefliyor.