Altın fiyatlarında geçen hafta başlayan satış dalgası yeni haftada hız kazandı. Ons altın, pazartesi günü yüzde 4’e yaklaşan kayıpla 4 bin 110,55 dolara kadar gerileyerek yedi haftanın en düşük seviyesini gördü. Asya işlemlerinde ise yaklaşık 4 bin 116 dolar seviyesinde tutunmaya çalışıyor.
Böylece kısa süre önce 4 bin 600 doların üzerinde işlem gören ons altın için 4 bin 100 dolar seviyesi yeniden kritik eşik haline geldi.
Tahvil faizleri altın üzerindeki baskıyı artırdı
Altındaki sert düşüşte ABD tahvil piyasasındaki hareketlilik öne çıktı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,27’ye kadar yükselerek 2007’den bu yana görülmeyen seviyeye ulaştı. İki yıllık tahvil faizi de yüzde 5 sınırına yaklaştı.
Faiz getirisi bulunmayan altın açısından tahvil faizlerindeki yükseliş, değerli metalin fırsat maliyetini artırıyor. Yatırımcıların yüksek getiri sunan ABD tahvillerine yönelmesi, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.
Dolar da bu baskıyı güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Dolar Endeksi 101,2 seviyesinde seyrederek yaklaşık iki ayın güçlü seviyelerini korurken, endeksin aylık yükselişi yüzde 1,8’e yaklaştı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş de takip ediliyor
Brent petrolün 106 doların üzerine çıkması da piyasaların odağındaki gelişmeler arasında. Yüksek enerji fiyatlarının ABD’de enflasyonist baskıları artırabileceği endişesi, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentileri etkiliyor.
Bu durum tahvil faizleri ve dolar üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, altının güvenli liman özelliğinin fiyat üzerindeki etkisinin kısa vadede sınırlanmasına neden oluyor.
Öte yandan para yöneticilerinin altındaki net uzun pozisyonlarının temmuz sonundan bu yana en düşük seviyelere gerilediği, altın destekli yatırım fonlarında ise geçen hafta yaklaşık 1,6 tonluk çıkış yaşandığı belirtiliyor.
Altının yönünde ABD verileri belirleyici olacak
Altın piyasasında bu hafta ABD’den gelecek ekonomik veriler yakından izlenecek. İlk önemli veri, ağustos ayına ilişkin JOLTS açık iş sayısı olacak. Veri, Türkiye saatiyle 17.00’de açıklanacak.
İşgücü piyasasının güçlü kaldığına işaret eden bir sonuç, faiz beklentileri ve tahvil getirileri üzerinden altın üzerindeki baskıyı artırabilir. İşgücü piyasasında zayıflamaya işaret eden veriler ise tahvil faizlerindeki yükselişin hız kesmesine zemin hazırlayabilir.
30 Eylül Çarşamba günü ise ABD’nin ağustos ayı kişisel gelir ve harcamalar verileri açıklanacak. Raporun içinde Fed’in yakından takip ettiği PCE enflasyon göstergeleri de yer alacak.
PCE verisinde enflasyon baskısının güçlü olduğuna işaret eden bir tablo, faiz beklentileri açısından önem taşırken, fiyat artışlarının yavaşladığını gösteren veriler tahvil faizleri ve doların seyrini etkileyebilecek. Haftanın devamında açıklanacak istihdam verileri de altının yönü açısından piyasaların takip edeceği göstergeler arasında bulunuyor.