ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomiye yönelik politika ve tedbirlerin yer almasının Türkiye’nin sürdürülebilir üretim ve tüketim yapısına geçişi açısından önemli olduğunu söyledi.
İmer, OVP’de “yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması” başlığı altında kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, sıfır atık, iklim mevzuatı, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), yeşil finansman, enerji verimliliği, ulaşımda emisyon azaltımı ve yerel iklim planları gibi başlıkların bulunmasının olumlu bir adım olduğunu belirtti.
“Hedefler uygulama mekanizmalarıyla desteklenmeli”
ÇEVKO Vakfı’nın 2022’den bu yana gündeme getirdiği 10 maddelik öneri paketinin OVP’deki eylem başlıklarıyla büyük ölçüde örtüştüğünü belirten İmer, Türkiye’nin 2053 karbon nötr hedefi doğrultusunda iklim politikalarının daha somut mekanizmalarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
İmer, ulusal katkı beyanının 2053 hedefiyle uyumlu bir mutlak emisyon azaltım hedefi doğrultusunda ele alınması gerektiğini belirtirken, enerji üretiminde kömür kullanımının kademeli olarak azaltılmasına yönelik bir plan hazırlanması çağrısında bulundu.
İklim kriziyle mücadelede toplumsal farkındalığın artırılmasının da önemli olduğunu kaydeden İmer, tüketim ve günlük yaşam alışkanlıklarında değişimi destekleyecek ulusal kampanyaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
İmer ayrıca, Kasım 2029’da Antalya’da düzenlenmesi planlanan BM 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) Türkiye’nin iklim politikaları açısından önemli bir fırsat oluşturabileceğini belirtti.
Atık yönetiminde finansman ve altyapı vurgusu
OVP’de sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, atıkların önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesine yönelik hedeflerin yer aldığını belirten İmer, bu politikaların sonuç verebilmesi için uygulama altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kaynağında ayrı toplamanın yaygınlaştırılması, toplama ve ayırma altyapısının geliştirilmesi ve atık yönetimi sisteminin sürdürülebilir finansmanının sağlanmasının öncelikli konular olduğunu ifade eden İmer, Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) mekanizmasına dikkat çekti.
İmer’e göre GÜS uygulamaları, kaynağında ayrı toplama sistemlerinin geliştirilmesi, toplama ve ayırma altyapısının güçlendirilmesi ve kaliteli geri dönüşümün desteklenmesinde önemli bir araç olabilir.
“Geri dönüşüm ekonomik değer zincirinin parçası olmalı”
Döngüsel ekonomiye geçişte yalnızca geri dönüşüm oranlarının artırılmasının yeterli olmadığını belirten İmer, geri dönüşüm altyapısı, geri dönüştürülen malzemenin kalitesi ve bu malzemenin yeniden üretim süreçlerine dahil edilmesinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
İmer, geri dönüşümün yalnızca atık yönetiminin son aşaması olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, geri kazanılan malzemelerin yeniden ekonomiye kazandırılmasının ekonomik değer zincirinin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu süreçte uçtan uca dijital atık izleme sistemlerinin de kullanılabileceğini ifade eden İmer, kamu ve yerel yönetimlerin sorumluluklarının üretici sorumluluğuyla tamamlandığı, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir atık yönetimi yapısının kurulabileceğini kaydetti.