Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik (KKDİK) kapsamında ilk kayıt diliminin tamamlanmasına aylar kala şirketlerin madde portföylerini yeniden kontrol etmesi gerekiyor.
Kimyasal mevzuat yazılımları geliştiren URİKEM’in Genel Müdürü Kutlu Altun, kayıt takviminin belirlenmesinde yalnızca kullanılan veya ithal edilen kimyasalın tonajının dikkate alınmasının yanıltıcı olabileceğini belirtti. Altun’a göre bazı tehlikeli maddeler, düşük miktarlarda kullanılsalar dahi tehlike sınıfları nedeniyle ilk kayıt dönemine dahil olabiliyor.
CMR maddelerde eşik 1 ton
KKDİK kapsamında 2026 yılında kayıt edilmesi gereken maddelerin başında yıllık 1.000 ton ve üzeri imal veya ithal edilen kimyasallar geliyor.
Ancak kanserojen, mutajen veya üreme sistemine toksik özellikleri kesin olarak bilinen ya da kuvvetle muhtemel olan CMR kategori 1A ve 1B maddelerde eşik yıllık 1 ton olarak uygulanıyor. Sucul ortama akut zararlı kategori 1 maddelerde ise eşik 100 ton seviyesinde bulunuyor.
Bu kapsamda ilk kayıt döneminin son tarihi 31 Aralık 2026.
İkinci kayıt diliminde yıllık 100 ton ve üzerindeki maddeler için son tarih 31 Aralık 2028 olarak belirlenirken, yıllık 1 ton ve üzerindeki maddelerin tamamı için kayıt yükümlülüğünün son aşaması 31 Aralık 2030’da tamamlanacak.
Altun, özellikle CMR kategori 1A ve 1B maddelerindeki düşük tonaj eşiğinin şirketler tarafından gözden kaçırılabildiğini belirterek, yıllık 1 ton kullanılan bir maddenin dahi 2026 kayıt takvimine girebileceğine dikkat çekti.
“Tek bir maddenin gözden kaçması takvimi değiştirebilir”
Şirketlerin madde portföylerinin büyümesiyle birlikte sınıflandırma ve tonaj kontrolünün manuel olarak yapılmasının risk oluşturduğunu belirten Altun, özellikle geniş portföylerde tek bir maddenin yanlış dilime yerleştirilmesinin önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Altun, manuel takipte temel sorunun işlemlerin yavaş ilerlemesinden çok, maddelerin gözden kaçması olduğunu ifade etti.
Mevzuat yazılımlarında elde edilen sonuçların da dayanaklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Altun, kullanıcıların yalnızca sonuca değil, sonucun hangi bilgi ve sınıflandırmaya dayandığına da bakması gerektiğini vurguladı.
Yazılımlar kayıt süreçlerini takip ediyor
Kimyasal mevzuat süreçlerinin dijital ortamda takip edilmesi, şirketlerin maddeleri tek tek sorgulamasına ve kayıt yükümlülüklerini kontrol etmesine olanak sağlıyor.
URİKEM’in geliştirdiği uygulamalar; KKS bildirimi, UFI kodu, PCN dosyası, KKDİK kaydı, MBDF ve tonaj bandı takibi, SEA sınıflandırması ile Güvenlik Bilgi Formu hazırlama süreçlerini kapsıyor.
Sistemler ayrıca tonaj bandındaki değişiklikler için uyarı oluşturulmasına ve bildirim dosyalarının belirli standartlarda hazırlanmasına yardımcı oluyor.
Kimyasal mevzuat deneyimi yazılıma aktarıldı
İstanbul Kartal merkezli URİKEM’in faaliyetleri yalnızca mevzuat süreçleriyle sınırlı değil. Şirket, kimya tesislerine yönelik proses ve maliyet modelleri de geliştiriyor.
Kütle, ısı ve entalpi dengeleri üzerine kurulan modellerle formülasyon çözümü, maliyet kırılımı ve duyarlılık analizi yapılırken sonuçlar “güvenilir”, “doğrulanmalı” veya “kritik” olarak sınıflandırılıyor.
Türkiye’de kimyasal mevzuat danışmanlığı alanında 2010’dan bu yana faaliyet gösteren ONAY Mühendislik’in saha deneyimi ise 2023 yılında URİKEM aracılığıyla yazılım çözümlerine aktarılmaya başlandı.
URİKEM Yönetim Kurulu Başkanı Yeşim Altun, şirketin kimya sektöründeki kayıt, bildirim ve takip süreçlerinden edindiği deneyimi yazılım çözümleriyle daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmayı hedeflediğini belirtti.