Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

Cevdet Yılmaz Bursa’da açıkladı: Türkiye’nin ihracat hedefi 450 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa iş dünyasıyla buluşmasında Türkiye ekonomisine ilişkin güncel verileri ve ekonomi programının önceliklerini paylaştı. Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının 405 milyar dolara ulaştığını belirterek Orta Vadeli Program sonunda 450 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa iş dünyasıyla buluşmasında Türkiye ekonomisine

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) düzenlenen Müşterek Meslek Komiteleri ve Eylül Ayı Meclis Toplantısı’nda iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Küresel ekonomideki gelişmeler, ihracat, enflasyonla mücadele, finansmana erişim, yeşil ve dijital dönüşüm başlıklarında değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik istikrarını korumanın öncelikli hedef olduğunu söyledi.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise toplantının açılışında yaptığı konuşmada, artan maliyetler ve finansman yükünün firmalar üzerindeki baskısını gündeme getirdi.

Burkay, üretim kapasitesinin korunmasının önemine dikkat çekerek, “Bir üretim hattını sağlamak belki kolay, ama onu yeniden kurmak ve kaybedilen müşteriyi geri kazanmak yıllar alıyor” dedi. Program kapsamında sağlanacak finansman imkanlarının üretimini sürdüren, istihdamını koruyan ve ihracat yapan işletmeler açısından önemli olduğunu belirten Burkay, Bursa’nın yüksek teknolojili üretim ve ihracatta daha güçlü bir ekosistem oluşturması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Bursa’nın ihracatı 118 ülkeye ulaşıyor

Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki rolüne dikkat çeken Burkay, kentin 20 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve dış ticaret hacminin 36 milyar dolara ulaştığını belirtti.

Yılmaz da Bursa’nın üretim, ihracat ve girişimcilik kapasitesiyle Türkiye’nin kalkınma sürecinde önemli bir konumda bulunduğunu ifade etti.

TEKNOSAB Lojistik Park projesine de değinen Yılmaz, yaklaşık 210 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen projenin depolama, gümrük, demiryolu ve liman bağlantılarını bir araya getirmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, TEKNOSAB modelinin Bursa’dan Türkiye’nin diğer bölgelerine ve farklı ülkelere yayılmasını temenni etti.

Yıllıklandırılmış ihracat 405 milyar dolara ulaştı

Küresel ekonomide zayıf talep ve Türkiye’nin önemli ihracat pazarlarındaki yavaşlamaya rağmen ihracat performansının devam ettiğini belirten Yılmaz, Ağustos 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar doları aştığını açıkladı.

Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yüzde 70’inin Avrupa Birliği, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerine gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, söz konusu pazarlardaki büyümenin küresel ortalamanın altında kalmasının Türkiye’nin ihracatı üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

Hizmet ihracatının da Türkiye’nin toplam dış satım performansında önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Yılmaz, 125 milyar dolarlık hizmet ihracatıyla birlikte yıllıklandırılmış toplam mal ve hizmet ihracatının 405 milyar dolara ulaştığını kaydetti.

Yılmaz, ihracatta yalnızca miktar artışının değil, ürünlerin katma değerinin de önem taşıdığını belirterek orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içerisindeki payının 2024’te yaklaşık yüzde 40 seviyesinden 2026’da yüzde 44’e yükseldiğini söyledi.

450 milyar dolarlık ihracat hedefi

Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesini artırmaya yönelik politikaların sürdürüleceğini belirten Yılmaz, Orta Vadeli Program sonunda mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.

İhracatçıların finansmana erişiminin güçlendirilmesi, yatırımların kolaylaştırılması ve hukuki öngörülebilirliğin artırılması konusunda çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, ihracat odaklı üretimin desteklenmeye devam edeceğini ifade etti.

250 milyar liralık finansman paketi

İş dünyasının finansmana erişimi konusunda da mesajlar veren Yılmaz, üretim kapasitesinin korunması ve artırılması amacıyla yaklaşık 250 milyar liralık yeni bir finansman paketinin uygulamaya alındığını söyledi.

İhracatçıların finansmana erişimini desteklemek amacıyla reeskont kredilerinin de genişletileceğini belirten Yılmaz, reel sektör, sanayici, ihracatçı, esnaf ve çiftçiye yönelik seçici desteklerin sürdürüleceğini kaydetti.

“İstikrarsızlığın arttığı bir dünyada istikrarımızı korumak en büyük mesele”

Küresel ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, jeopolitik gerilimler, savaşlar ve ekonomik rekabetin belirsizlikleri artırdığı bir dönemden geçildiğini söyledi.

Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere küresel gelişmelerin ekonomik görünümü etkilediğini belirten Yılmaz, “İstikrarsızlığın arttığı bir dünyada istikrarımızı korumak en büyük mesele” dedi.

Yılmaz, krizlerin küresel ekonomide artık istisnai gelişmeler olmaktan çıktığını belirterek Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarını korumasının önemine işaret etti.

Önümüzdeki dönemde ülkelerin rekabet gücünü belirleyecek başlıkların başında yeşil, dijital ve sosyal dönüşümün geleceğini belirten Yılmaz, “Kalkınma planlarımızın omurgasını dijital ve yeşil dönüşüm oluşturuyor. Buna sosyal dönüşümü de ilave edebiliriz” ifadelerini kullandı.

Enflasyonla mücadelede üretim vurgusu

Enflasyonla mücadelede para politikasının yanı sıra maliye politikaları ve arz yönlü tedbirlerin de önem taşıdığını belirten Yılmaz, üretim kapasitesinin artırılmasının fiyat istikrarına katkı sağlayacağını söyledi.

Gıda ve konut gibi vatandaşların harcama kalıplarında önemli ağırlığa sahip alanlara dikkat çeken Yılmaz, özellikle tarım ve gıda üretiminin artırılmasına yönelik politikaların sürdürüleceğini ifade etti.

“Enflasyonla mücadelenin sadece para politikalarıyla başarılı olacağı düşünülmemeli. Daha istikrarlı büyüme politikaları ve arz tarafını da ihmal etmememiz lazım” diyen Yılmaz, fiyat istikrarı ile üretim kapasitesinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Ekonomimizin temelleri sağlam”

Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklı olduğunu belirten Yılmaz, bankacılık sisteminin sermaye yeterliliği açısından güçlü olduğunu söyledi.

Küresel gelişmeler ve jeopolitik risklerin ekonomi üzerinde dönemsel etkiler oluşturabileceğini ifade eden Yılmaz, ekonomi programının ana çerçevesinin korunacağını ancak değişen koşullara göre gerekli uyarlamaların yapılacağını kaydetti.

Yılmaz, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini, bununla birlikte üretim kapasitesinin ve istihdamın korunmasına yönelik politikaların da devam edeceğini belirtti.

Toplantının sonunda Bursa’nın üretim, yatırım ve ihracat kapasitesine dikkat çeken Yılmaz, kentin ekonomik potansiyelinin daha fazla harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi. Kamu ve özel sektörün ortak akılla hareket etmesinin önemine vurgu yapan Yılmaz, Bursa iş dünyasına üretim, yatırım ve ihracata katkıları nedeniyle teşekkür etti.