Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

Küresel sigorta primleri 7,1 trilyon dolara ulaştı

Küresel sigorta sektörü 2025’te prim üretimini 7,1 trilyon dolara çıkararak son 15 yılda yaklaşık iki kat büyüdü. Bain & Company’nin 2026 Küresel Sigorta Raporu, güçlü büyümeye rağmen sigorta şirketlerinin satın alınabilirlik, erişim, teknoloji yatırımlarının verimliliği ve artan rekabet gibi yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor.

Küresel sigorta sektörü 2025'te prim üretimini 7,1 trilyon dolara çıkararak

Küresel sigorta sektörü, 2025 yılında prim üretiminde güçlü bir performans ortaya koydu. Bain & Company’nin 2026 Küresel Sigorta Raporu’na göre, dünya genelindeki sigorta primleri 2024’teki 6,7 trilyon dolar seviyesinden yaklaşık 7,1 trilyon dolara yükseldi.

Sektörün prim üretimi, 2010 yılında kaydedilen 3,6 trilyon dolarlık seviyeye göre 15 yılda yaklaşık iki katına çıktı. Rapora göre hayat, sağlık, kaza ve mülk sigortalarında küresel prim büyümesinin, Güney Amerika dışındaki tüm bölgelerde önceki 10 yılın büyüme hızını aşması bekleniyor.

Sigorta sektöründe kârlılık arttı ancak riskler sürüyor

Mülk ve kaza sigortalarında prim tarifelerindeki artışlar ile katastrofik hasarlar açısından görece sakin geçen 2025 yılı, sektörün kârlılığını destekledi.

Ancak Bain & Company, geçen yılki güçlü finansal görünümün sigorta sektörünün uzun vadeli performansı için tek başına yeterli bir gösterge olmadığı değerlendirmesinde bulunuyor. Özellikle sigortanın satın alınabilirliği ve erişilebilirliği, teknoloji yatırımlarından elde edilen verimlilik ve sigorta değer zincirindeki rekabet, sektörün çözmesi gereken temel başlıklar arasında yer alıyor.

Önemli pazarlarda sigorta penetrasyonunun hâlâ düşük olması da şirketlerin önündeki fırsat ve riskleri birlikte ortaya koyuyor. Artan maliyetler nedeniyle sigortaya erişimin zorlaşması, sektörün gelecekte sürdürülebilir kâr büyümesi sağlayıp sağlayamayacağına ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

Onur Kayahan: Güçlü ivme yapısal avantaja dönüştürülmeli

Bain & Company Türkiye Ortaklarından Onur Kayahan, sektörün yakaladığı güçlü ivmenin kalıcı bir avantaja dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

Kayahan, sigorta şirketlerinin sürdürülebilir değer yaratmasının önümüzdeki dönemde risk maliyetini düşürme kapasitesine bağlı olacağını ifade etti. Sigorta şirketlerinin hasar önleyici uygulamaları geliştirmesi, danışmanlık ve sigortaya erişimi genişletmesi ve sermayeyi daha etkin kullanması gerektiğini vurguladı.

Bu alanlarda ilerleme sağlayan şirketlerin sigortanın satın alınabilirliğini artırma, koruma açıklarını azaltma ve uzun vadeli değer yaratma konusunda avantaj elde edebileceği değerlendiriliyor.

Sigortada koruma açıkları büyüme fırsatı yaratıyor

Bain’in analizine göre uzun yıllar süren sert piyasa koşulları, özellikle konut ve otomobil sigortalarında prim oranlarının yükselmesine neden oldu. Bu durum, sigorta kapsamını birçok hane için daha az erişilebilir hale getirdi.

Hayat sigortasında ise artan müşteri ihtiyacına rağmen ürünlerin karmaşıklaşması ve danışmanların daha yüksek gelir grubundaki müşterilere yönelmesi, sigortaya erişimdeki açığı büyütüyor.

Sağlık, ölüm riski, doğal afetler ve siber güvenlik alanlarındaki koruma açıkları ise şirketler açısından önemli bir büyüme potansiyeline işaret ediyor. Rapora göre daha uygun fiyatlı, erişilebilir ve müşteriye daha fazla değer sunan ürünler, sigorta kapsamının genişletilmesinde belirleyici olabilir.

Teknoloji ve yapay zekâ yatırımları beklenen verimliliği henüz sağlamadı

Sigorta şirketleri son yıllarda veri, teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarını hızlandırırken, bu yatırımların sektör genelinde henüz beklenen operasyonel kazanımı sağlayamadığı görülüyor.

Bain’in verilerine göre doğrudan yazılan primler son 10 yılda iki katına çıkmasına rağmen gider oranlarındaki düşüş yaklaşık 1 yüzde puan seviyesinde kaldı.

Kuzey Amerika ve Avrupa’daki en büyük 30 sigorta şirketinde işe alımların 2022’den bu yana yaklaşık yüzde 50 azalması, gelecekteki maliyet verimliliği açısından dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ancak rapor, verimlilik artışının yalnızca çalışan sayısının azaltılmasıyla sağlanamayacağına işaret ediyor.

Bilançolar, dağıtım, operasyon, hizmetler, teknoloji ve sermayenin giderek birbirinden ayrışması da sigortacılık değer zincirinin daha parçalı bir yapıya dönüşmesine neden oluyor.

Reasürans sektörü sigortacılıktan daha hızlı büyüyor

Raporda reasürans sektörünün sigorta sektörünün genelinden daha hızlı büyümeye devam ettiği belirtiliyor.

Sidecar yapıları ve sigorta bağlantılı menkul kıymetler dahil olmak üzere reasürans primleri, 2019-2024 döneminde yüzde 28 büyüdü. Aynı dönemde sektör genelindeki büyüme ise yüzde 24 olarak gerçekleşti.

Bain & Company’ye göre sigortacılık değer zincirinin giderek parçalanması, geleneksel ve entegre sigorta şirketlerinin sektörün en cazip kâr havuzlarını gelecekte de kontrol edeceğinin kesin olmadığı anlamına geliyor.

Sigortada rekabetin yeni odağı risk maliyeti olacak

Bain’in değerlendirmesine göre sigorta şirketlerinin pazarı büyütmesi ve rekabette öne çıkması için risk maliyetini düşürmek kritik önem taşıyor. Bu kapsamda hasarlar, dağıtım, operasyonel giderler ve sermaye olmak üzere dört temel alan öne çıkıyor.

Otomatik acil fren sistemleri, konut tipi sprinkler sistemleri, akıllı ev güvenlik teknolojileri, fırtınaya dayanıklı yapılar ve sağlık takibine yönelik giyilebilir cihazlar gibi önleyici teknolojilerin hasar maliyetlerini yüzde 10 ila 20 arasında azaltabileceği öngörülüyor.

Dağıtım tarafında yapay zekâ destekli danışman araçları ve kişiselleştirilmiş dijital danışmanlık çözümlerinin, danışman eksikliğinin giderilmesine ve karmaşık sigorta ürünlerine erişimin artırılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

Operasyonlarda ajan tabanlı yapay zekânın idari işler ve hasar değerlendirme süreçlerini dönüştürmesi beklenirken, sermaye tarafında daha fazla standardizasyonun yeni yatırım kaynaklarını sektöre çekerek sigorta kapasitesini artırabileceği değerlendiriliyor.