Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ağustos 2026 konut satış verilerini değerlendiren İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, konut piyasasında talebin devam ettiğini ancak finansmana erişimin satın alma kararlarında belirleyici olduğunu söyledi.
Türkiye genelinde Ağustos ayında 127 bin 410 konut satılırken, ipotekli konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,2 artarak 22 bin 131 oldu. Toplam satışlar içerisinde ipotekli satışların payı yüzde 17,4 olarak gerçekleşti.
Demir, toplam satışlarda düşüş yaşanırken ipotekli satışların yükselmesinin, konut talebi ile finansman koşulları arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğunu belirtti.
“İpotekli satışlardaki artış önemli bir mesaj veriyor”
Ağustos ayında ilk el konut satışlarının 44 bin 378, ikinci el konut satışlarının ise 83 bin 32 olduğunu hatırlatan Demir, ilk el satışların yıllık bazda yüzde 4,5, ikinci el satışların ise yüzde 19,4 gerilediğine dikkat çekti.
İpotekli satışlardaki artışın ise farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirten Demir, kredi kanalındaki hareketliliğin satışlara doğrudan yansıdığını ifade etti.
Demir, “Kredi kanalındaki sınırlı hareketlilik dahi satışlara olumlu yansıyorsa, daha erişilebilir ve uzun vadeli finansman modellerinin konut piyasası açısından ne kadar önemli olduğu açıkça görülüyor” dedi.
İlk el konut üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik
Demir, yılın ilk sekiz ayında toplam 950 bin 529 konut satıldığını, bu satışların 308 bin 394’ünün ilk el konutlardan oluştuğunu belirtti.
İlk el konut satışlarının yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4 gerilediğine işaret eden Demir, yeni konut satışlarının sektörün geleceği açısından önem taşıdığını söyledi.
İlk el satışların yalnızca mevcut piyasa koşullarını değil, yeni konut üretiminin sürdürülebilirliğini de etkilediğini belirten Demir, üreticilerin yeni projelere başlayabilmesi için üretilen konutların piyasada karşılık bulması gerektiğini vurguladı.
“Konut ihtiyacı devam ediyor”
Konut piyasasının yalnızca aylık satış rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Demir, yüksek finansman maliyetleri ve peşinat gereksiniminin özellikle ilk kez ev sahibi olmak isteyenlerin satın alma kararlarını zorlaştırdığını ifade etti.
Demir, konut fiyatlarının enflasyon karşısındaki seyri kadar hane halkının satın alma gücü ve uzun vadeli finansmana erişiminin de dikkate alınması gerektiğini belirterek, “Vatandaş açısından asıl mesele aylık taksitlerin ödenebilir olması ve uzun vadeli finansmana ulaşabilmektir” değerlendirmesinde bulundu.
İlk kez ev alacaklara yönelik finansman önerisi
Konut sektörünün beklentisinin kontrolsüz bir kredi genişlemesi olmadığını vurgulayan Demir, özellikle ilk kez konut sahibi olacak vatandaşlara yönelik hedefli ve sürdürülebilir finansman modellerinin geliştirilmesini istedi.
Demir, kamu bankalarının da katkısıyla geliştirilebilecek uzun vadeli finansman modellerinin hem konuta erişimi kolaylaştırabileceğini hem de ertelenmiş talebin piyasaya daha sağlıklı şekilde dönmesini destekleyebileceğini söyledi.
Demir, konut politikasının yalnızca satış rakamlarının artırılması üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirterek, vatandaşın nitelikli konuta erişimi, yeni konut üretimi, üretim maliyetleri ve satın alma gücünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Öngörülebilir bir piyasa ve erişilebilir finansman ortamı oluşturulduğunda hem vatandaşımız hem sektörümüz hem de ülke ekonomimiz bundan olumlu etkilenecektir” ifadelerini kullandı.