Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaret dengesini geliştirmek için çalışmalarını sürdüren Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 5-10 Kasım 2026 tarihlerinde Şanghay’da düzenlenecek Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda (CIIE) Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirecek. Fuara gıda, kozmetik, tekstil ve hizmet sektörlerinden 15 firma katılacak.
EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin Çin’e ihracatının 2026 yılının ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 2 milyar 121 milyon dolardan 2 milyar 994 milyon dolara yükseldiğini belirtti. Türkiye’nin Çin’e ihracatını orta vadede 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini kaydeden Öztürk, CIIE’ye bu yıl dokuzuncu kez milli katılım organizasyonu düzenleyeceklerini söyledi.
Çin, dünyanın en büyük ikinci ithalat pazarı
Çin’in 2025 yılında 3 trilyon 772 milyar dolarlık ihracatla dünyanın en büyük ihracatçısı olduğunu hatırlatan Öztürk, ülkenin 2 trilyon 583 milyar dolarlık ithalat hacmiyle de dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı konumunda bulunduğuna dikkat çekti.
Çin pazarının büyüklüğünün Türk ihracatçıları açısından önemli fırsatlar barındırdığını belirten Öztürk, “Çin, ithalat için uzak bir ülke olmadığı gibi ihracat için de uzak bir ülke değil. Çin’i bir ülke olarak değil, bir kıta olarak değerlendirmek gerekiyor” dedi.
Çinli tüketicinin tercihi sağlıklı ve katma değerli ürünlere kayıyor
Çin pazarında özellikle gıda ürünlerine yönelik tüketim alışkanlıklarının değiştiğini vurgulayan Öztürk, sağlıklı ürünlere, içeriği şeffaf biçimde belirtilen ürünlere ve doğal koruyuculara olan talebin arttığını ifade etti.
Türkiye’nin ihracatını ham madde ağırlıklı yapıdan yüksek katma değerli ve tüketici odaklı ürünlere yönlendirmeyi amaçladıklarını belirten Öztürk, üç ürün grubunun öne çıktığını söyledi.
Bu kapsamda Türk gülünden elde edilen doğal kozmetik ürünleri, aromatik ve premium kişisel bakım ürünleri; kuru meyve, Antep fıstığı, bal, zeytinyağı ve doğal atıştırmalıklar gibi sağlıklı gıdalar ile premium Türk gıda ürünleri Çin pazarı için potansiyel taşıyor.
Çin’de sağlıklı, hazır tüketilebilir ve hazır pişirilebilir gıdalara yönelik talebin arttığını belirten Öztürk, Türkiye’nin bu alanlarda güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu kaydetti.
300 milyon tüketici Türk ürünleri için potansiyel oluşturuyor
Çin’de alım gücü Avrupalı tüketiciler seviyesinde yaklaşık 300 milyon kişinin bulunduğunu aktaran Öztürk, Türk firmalarının özellikle Z kuşağına yönelik kişiselleştirilmiş ve niş ürünlerle pazarda daha kalıcı olabileceğini dile getirdi.
Çinli tüketicilerin artık kaliteli ve sağlıklı ürünlere daha fazla harcama yaptığını belirten Öztürk, Türk zeytinyağı, kuru incir, üzüm, kayısı, şarap ve organik tarım ürünlerinin yanı sıra yüksek kaliteli sanayi ürünlerinin de pazarda fırsat sunduğunu ifade etti.
Çin’de sosyal medyanın tüketim tercihleri üzerindeki etkisine de değinen Öztürk, EİB’nin WeChat hesabı üzerinden Türk firmalarını ve ürünlerini tanıttıklarını, firmalara kendi hesapları üzerinden tanıtım yapma imkânı da sunduklarını söyledi.
Su ürünleri ihracatı üç katına çıktı
Türkiye’den Çin’e ihracatın artırılmasında ürünlerin karantina listelerinden çıkarılmasının önem taşıdığına dikkat çeken Öztürk, iki ülke arasında 15 Ekim 2025’te yetiştiricilik ve avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerini kapsayan iki protokolün yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Bu gelişmenin ardından Türkiye’nin Çin’e su ürünleri ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde üç kat artarak 18 milyon dolara ulaştı.
Defne yaprağı ihracatına imkân sağlayacak anlaşmanın da kısa süre önce imzalandığını belirten Öztürk, geçmiş yıllarda 15 milyon doları aşan defne yaprağı ihracatını yeniden yakalamayı hedeflediklerini söyledi.
Kanatlı sektörünün de Çin’in karantina listesinden çıkmayı beklediğini kaydeden Öztürk, Türkiye’nin yıllık 60-75 bin ton işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunduğunu ifade etti. Çin’e ihracatı beklenen diğer ürünlerden birinin de bitki sağlığı sertifikası süreci devam eden kiraz olduğunu belirten Öztürk, karşılıklı anlaşmaların hayata geçirilmesinin 10 milyar dolarlık ihracat hedefi açısından kritik olduğunu vurguladı.
Çinli e-ticaret ve lojistik şirketleriyle görüşülecek
Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 18 dolarında Ege İhracatçı Birlikleri’nin imzası bulunduğunu belirten Öztürk, fuar kapsamında Çin’in büyük e-ticaret platformlarından JD.com, China General Chamber of Commerce ve kargo şirketi YTO Express ile görüşmeler gerçekleştireceklerini açıkladı.
EİB ayrıca 9 Kasım 2026 Pazartesi günü Türk ihracatçılar ile Çinli ithalatçıları bir araya getirecek bir networking etkinliği düzenleyecek. Etkinlikte ikili iş görüşmelerine zemin hazırlanması ve Türkiye’nin Çin’e ihracatında sektörel çeşitliliğin artırılması hedefleniyor.
EİB, 2026’da Çin’de dört organizasyona imza attı
Ege İhracatçı Birlikleri, 2026 yılı içinde Çin pazarında farklı organizasyonlarla yer aldı. Birlik, Xiamen International Stone Fuarı ile Urumçi’de düzenlenen 2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’nda milli katılım organizasyonları gerçekleştirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi iş birliğiyle gıda ihracatçılarına yönelik Guangzhou Gıda Sektörel Ticaret Heyeti de düzenlendi.
Çin’e ihracatta madencilik sektörü ilk sırada
Türkiye’nin Çin’e ihracatı 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 41 artışla 2 milyar 994 milyon dolara yükseldi. Sektörel dağılımda 1 milyar 648 milyon dolarlık ihracatla madencilik ilk sırada yer alırken, kimya sektörü 618,5 milyon dolar, gıda sektörü ise 210 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Aynı dönemde Ege İhracatçı Birlikleri’nin Çin’e ihracatı da yüzde 43 artarak 378 milyon dolardan 542 milyon dolara çıktı. EİB’nin Çin’e ihracatında 454 milyon dolarla madencilik sektörü ilk sırada yer aldı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 25,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 10,5 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.
