Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya

PLASFED Başkanı Karadeniz’den ihracatçıya destek çağrısı

PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, ihracatçıların küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin güçlendirilmesini istedi. Çin’in kur riskinden korunma, finansmana erişim, vergi iadeleri ve ihracat sigortası gibi araçları birlikte kullandığına dikkat çeken Karadeniz, Türkiye’de de daha kapsamlı bir ihracat destek modeli oluşturulması gerektiğini belirtti.

PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, ihracatçıların küresel rekabet gücünü

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, artan üretim maliyetleri ve küresel fiyat rekabetinin Türk ihracatçısı üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek döviz dönüşüm desteğinin daha etkin hale getirilmesi çağrısında bulundu.

İhracat gelirlerinin Türk lirasına dönüşümünü teşvik eden mekanizmaların, firmaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü de gözetmesi gerektiğini vurgulayan Karadeniz, finansman maliyetleri ve kur riskinin birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Döviz dönüşüm desteğinin 2023 yılında yüzde 2 oranıyla uygulanmaya başladığını, Mayıs 2025’te ise geçici olarak yüzde 3’e yükseltildiğini hatırlatan Karadeniz, 1 Ekim 2026 itibarıyla yeni bir uygulama dönemine geçildiğini ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) yeni düzenlemesinde döviz pozisyonu, katma değer ve ihracata yönelik üretim yapan tedarikçi firmalarla ilgili kriterlerin öne çıktığını belirten Karadeniz, desteğin kapsamının genişlemesini önemli bulduklarını ancak etkinliğinin daha da artırılması gerektiğini söyledi.

“İhracatçı yalnızca kur değil, maliyet baskısıyla da mücadele ediyor”

Türk sanayicisinin enerji, işçilik, hammadde ve finansman giderleri nedeniyle maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Karadeniz, ihracatçıların küresel pazarlarda fiyat rekabetini koruyabilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Karadeniz, “İhracatçımız bugün küresel pazarlarda sadece ürününün kalitesiyle değil, maliyetiyle de rekabet ediyor. Enerjiden işçiliğe, finansmandan hammaddeye kadar çok sayıda maliyet kalemi ihracatçımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor” dedi.

Döviz dönüşüm desteğinin bu süreçte önemli bir araç olduğunu kaydeden Karadeniz, desteğin ihracatçıların rekabet gücünü daha etkin biçimde koruyacak seviyeye çıkarılmasını beklediklerini ifade etti.

Çin’in ihracat destekleri örnek gösterildi

Çin’in ihracatçıları desteklemek için yalnızca kur politikalarına dayanmadığını belirten Karadeniz, farklı finansal ve ticari araçların birlikte kullanılmasının önemine işaret etti.

Çin’de firmaların kur riskini yönetmek için döviz türevleri ve diğer finansal araçlardan yararlandığını belirten Karadeniz, yerel para birimi RMB üzerinden fiyatlama ve ödeme yapabilmenin de kur riskinin yönetimine katkı sağladığını söyledi.

İhracat vergi iadeleri, ihracat kredileri ve ihracat kredi sigortasının da işletmelerin finansal yükünü ve ticari risklerini azaltmak amacıyla kullanıldığını kaydeden Karadeniz, Türkiye’nin bu uygulamalardan yararlanabileceğini belirtti.

Karadeniz, “Burada Çin’in uyguladığı tek bir destek mekanizmasını Türkiye’ye doğrudan kopyalamaktan söz etmiyoruz. Önemli olan, ihracatçının rekabet gücünü korumak için farklı araçların birlikte ve etkin biçimde kullanılabilmesi” ifadelerini kullandı.

İhracatçı için finansman ve kur riski vurgusu

Türkiye’nin ihracat desteklerini daha bütüncül bir yaklaşımla ele alması gerektiğini savunan Karadeniz, döviz dönüşüm desteğinin uygun maliyetli finansman, kur riskinden korunma araçları ve ihracat sigortasıyla tamamlanmasını önerdi.

Özellikle sanayicilerin kur riskini yönetebilmeleri için finansal araçlara daha kolay ve düşük maliyetle erişmesinin önemini vurgulayan Karadeniz, mevcut maliyet baskısının azaltılmasının da ihracat performansı açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

Karadeniz, ihracatçıların uzun vadeli sipariş alabilmesi ve uluslararası müşterilerine rekabetçi fiyatlar sunabilmesi için öngörülebilir bir finansal altyapıya ihtiyaç duyduğunu belirterek, finansmana erişim maliyetlerinin de rekabetçi seviyelere çekilmesi gerektiğini söyledi.