Tekstil sektöründe ihracatçıların uluslararası sosyal uygunluk standartlarına uyumunu artırmaya yönelik çalışmalar sürüyor. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), bu kapsamda Sosyal Uygunluk Denetim Standartları ve WCA Ön Denetim Programı Eğitimi gerçekleştirdi.
Ticaret Bakanlığı destekleriyle UTİB koordinasyonunda yürütülen “Tekstil Sektöründe Sosyal Uygunluk Kapasitesinin ve Çevre Kabiliyetinin Geliştirilmesi ile İhracatın Artırılması UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenen eğitim, Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde (UİB) yapıldı. Sürdürülebilirlik Uzmanı Senem Tanju’nun verdiği eğitimde, uluslararası standartlar ve işletmelerin çalışanlarına ve tedarik zincirlerine karşı sorumlulukları değerlendirildi.

WCA ön denetimi firmalara eksiklerini görme fırsatı sunuyor
Tekstil sektörünün çok katmanlı üretim yapısı ve küresel tedarik zincirleri nedeniyle sosyal uygunluk konusunda daha yakından takip edildiğini belirten Senem Tanju, bu alandaki sorumluluğun üretimin tüm aşamalarını kapsadığını söyledi.
İş yeri koşullarını değerlendiren WCA programının kapsamına ilişkin bilgi veren Tanju, çalışan hakları, ücretler, çalışma süreleri, iş sağlığı ve güvenliği, çevre ve iş etiğinin temel değerlendirme alanları arasında bulunduğunu aktardı.
Ön denetimlerin firmaların mevcut uygulamalarındaki eksiklikleri tespit etmesine, iyileştirme adımlarını planlamasına ve resmi değerlendirmelere hazırlanmasına yardımcı olduğunu belirten Tanju, denetimlerde belge incelemesinin yanı sıra saha gözlemleri ve çalışan görüşmelerinin de dikkate alındığını ifade etti.
Tanju, sosyal uygunluk denetimlerinden geçmenin veya sürdürülebilirlik raporu yayımlamanın tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, açıklanan bilgilerin gerçek çalışma koşulları ve sahadaki uygulamalarla doğrulanması gerektiğini kaydetti.
Sosyal uygunluk finansmana erişimi de etkiliyor
Sürdürülebilirliğin çevresel ve sosyal boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Tanju, çevresel hedeflere yönelik projelerde de sosyal uygunluğun kanıtlanmasının önem taşıdığını belirtti.
Sosyal uygunluk risklerinin artık yalnızca çalışma koşullarıyla sınırlı olmadığını, işletmelerin finansal performansını da etkileyebildiğini ifade eden Tanju, müşteri beklentilerinin bu konuyu doğrudan ticari bir mesele hâline getirdiğini söyledi.
Tanju, sosyal risklerin ve fırsatların yönetiminin işletmelerin nakit akışını ve finansmana erişimini etkileyebileceğini belirterek, sosyal uygunluk alanındaki yetkinliği ortaya koyan verilerin ve raporlamaların finansmana erişimde güçlü bir dayanak oluşturabileceğini dile getirdi.
Eğitim, soru-cevap oturumu ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
