Türkiye otomotiv sanayisinde üretim ve ihracattaki gerilemeye rağmen yerli üretim araçların iç pazardaki payı yükseldi. Geçen yılın ilk 9 ayında yüzde 29 olan yerli üretimin toplam pazardaki payı, 2026’nın aynı döneminde yüzde 34’e ulaştı. Böylece iki yıllık düşüşün ardından yerli üretim araçların pazar payında yeniden artış kaydedildi.
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, sektörün mevcut görünümünü değerlendirirken yeni yatırımların devreye girmesiyle yerli üretimin iç pazardaki payının daha da artabileceğini belirtti.
Sektörde yılın ilk 9 ayında toplam üretim yüzde 6, ihracat adet bazında yüzde 10 geriledi. Buna karşılık otomotiv ihracatının dolar bazındaki değeri yüzde 2,8 arttı. Eroldu, otomotiv üretiminin 971 bin adet olduğunu ve kapasite kullanım oranının geçen yılın aynı dönemine göre 5 puan düştüğünü açıkladı.
Otomobilde yerlilik yüzde 35’e çıktı
Yerli üretim araçların pazar payındaki yükseliş, farklı araç gruplarına da yansıdı. Otomobillerde yerli üretimin payı yüzde 29’dan yüzde 35’e, hafif ticari araçlarda yüzde 21’den yüzde 24’e yükseldi. Kamyon grubunda ise yerli üretimin payı yüzde 59’dan yüzde 64’e çıktı.
Eroldu, Türkiye’de kullanılan otobüslerin de neredeyse tamamının yerli üretim olduğunu belirterek iç pazarda yerli üretimin ağırlığını artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Yeni yatırımların üretime yansımasıyla bu oranın önümüzdeki dönemde yükselmesini beklediklerini kaydetti.
Üretimdeki düşüşün odağında otomobil var
Yılın ilk 9 ayında otomotiv üretimi ve ihracatındaki gerilemenin ağırlıklı olarak otomobil grubundan kaynaklandığını belirten Eroldu, otomobil üretiminin yüzde 17, ihracatının ise yüzde 27 azaldığını bildirdi.
Hafif ticari araçlarda üretim ve ihracatın arttığını belirten Eroldu, ağır ticari araçlarda da olumlu bir görünüm bulunduğunu söyledi. Otomobil üretimindeki düşüşte yeni yatırımların devreye alınması sırasında fabrikalarda yaşanan faaliyet kayıplarının etkili olduğunu ifade eden Eroldu, özellikle yılın ikinci çeyreğinde yeni modellerin üretim hatlarına yerleştirilmesi nedeniyle çalışma temposunun yavaşladığını aktardı.
Yatırımların üretim hatlarına yansımaya başladığını belirten Eroldu, otomotiv sanayisinin önümüzdeki aylarda geçen yılın aynı dönemlerine göre daha iyi sonuçlar elde etmesini beklediklerini söyledi. Yatırımların etkisinin 2027’de daha belirgin hissedileceğini vurguladı.
Kur ve enflasyon maliyet baskısını artırıyor
Otomotiv sektöründe üretim ve ihracatı zorlayan unsurlar arasında kur ve enflasyon koşulları öne çıkıyor. Eroldu, bu koşulların ihracat ve üretimi desteklemekte yetersiz kaldığını, kapasite kullanımındaki düşüşün de şirketlerin maliyetlerini artırdığını belirtti.
Üretim hacminin azalmasıyla mevcut kapasitenin daha düşük oranda kullanılması, sektörün maliyet baskısını artıran faktörler arasında yer alıyor. Buna rağmen otomotiv sanayisinin yatırımlarını sürdürdüğünü belirten Eroldu, Hyundai, Otokar, Oyak Renault ve Tofaş gibi şirketlerin projelerinin üretim ve ihracatı desteklemesini beklediklerini ifade etti.
Çin’in otomotiv ihracatı yüzde 67 arttı
Küresel otomotiv pazarında Çinli üreticilerin artan ihracatı, rekabet baskısını güçlendiriyor. Eroldu’nun paylaştığı verilere göre Çin’in otomotiv ihracatı, 2026’nın ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 67 artarak 7,1 milyon adede ulaştı.
Çin’in ihracatında Rusya ve Brezilya öne çıkarken Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatlarda da artış görüldü. Çin’den Avrupa’ya otomobil ihracatının yılın ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 172 yükseldiği belirtildi. Çinli markaların Avrupa pazarındaki payı da geçen yılın ilk 8 ayındaki yüzde 6 seviyesinden bu yıl yüzde 10’a çıktı.
Eroldu, Çin’in yüksek üretim kapasitesi ve ihracat odaklı stratejisinin küresel rekabeti artırdığına dikkat çekerek Türkiye’nin bu ülkeyle dış ticaret dengesini daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturması gerektiğini söyledi.
“Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarına ihtiyacı yok”
Türkiye’ye yönelik yabancı otomotiv yatırımlarının yalnızca montaj faaliyetleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Eroldu, yatırımların teknoloji geliştirme, Ar-Ge ve yerli tedarik zincirine katkı sağlamasının önemini dile getirdi.
“Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarına ihtiyacı yok” diyen Eroldu, yabancı üreticilerin Türkiye’de teknoloji geliştirmesi, araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütmesi, yerli tedarikçilerden alım yapması ve mevcut sanayinin rekabet gücünü artırması gerektiğini ifade etti. Çinli üreticilerin Türkiye’ye yatırım yapmasına karşı olmadıklarını belirten Eroldu, yatırımların niteliğinin belirleyici olması gerektiğini söyledi.
Avrupa Birliği’nin Made in Europe düzenlemesinin Türkiye açısından belirsizlik yarattığını kaydeden Eroldu, yeni yatırımlarda teknoloji ve Ar-Ge koşullarının önemine de işaret etti.
Otomotiv ihracatı 31,1 milyar dolara ulaştı
Türkiye otomotiv sanayisi, yılın ilk 9 ayında en fazla ihracat yapan sektör olmayı sürdürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre sektörün ihracatı 31,1 milyar dolara ulaşırken toplam ihracat içindeki payı yüzde 17 oldu. İhracat geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttı.
Eroldu, hibrit ve elektrikli araçlar dahil daha yüksek katma değerli ürünlerin ihracatının parasal geliri desteklediğini belirtti. İlk 8 ayda motorlu taşıtların toplam dış ticaret dengesinin 3,5 milyar dolar fazla verdiğini, otomobil grubunda ise yaklaşık 3,2 milyar dolarlık açık oluştuğunu aktardı.
Yeni yatırımların üretime yansımasıyla toplam dış ticaret fazlasının önümüzdeki dönemde büyümesini beklediklerini ifade etti.
Traktör pazarında daralma yüzde 50’ye yaklaştı
Otomotiv sektörünün en zayıf alanlarından biri traktör grubu oldu. Yılın ilk 8 ayında traktör pazarındaki daralma yüzde 50’ye yaklaşırken üretimde de yüzde 30’a yakın düşüş yaşandı. Üreticiler ihracatı artırarak iç pazardaki kaybı telafi etmeye çalışsa da bu çabanın daralmayı karşılamakta zorlandığı belirtildi.
Eroldu, hafif araç grubunda geçen yıl yüzde 66 olan kapasite kullanım oranının yüzde 62’ye gerilediğini söyledi. Traktör grubunda da pazar daralmasına paralel olarak kapasite kullanımının düştüğünü, kamyon, otobüs ve minibüs üretiminde ise iyileşme görüldüğünü kaydetti.
Otomotiv pazarında yıl sonu beklentisi 1,1 milyon adet
Eroldu, Türkiye otomotiv pazarının 2026 yılını yaklaşık 1,1 milyon adet seviyesinde tamamlamasını beklediklerini açıkladı. Araç talebinin sürdüğünü belirten Eroldu, nüfus büyüklüğü ve tüketicilerin otomobil alma eğiliminin pazarı destekleyen unsurlar olduğunu ifade etti.
Türkiye’de Çinli markaların pazar payının da gerilediğini belirten Eroldu, geçen yılın ilk 9 ayında yüzde 8,7 olan oranın bu yıl aynı dönemde yüzde 5,8’e indiğini söyledi. Ek vergilerin bu düşüşte etkili olduğunu belirten Eroldu, mevcut pazar payını ilave önlem alınmasını gerektirecek ölçüde rahatsız edici bulmadığını dile getirdi.
Sektörün önümüzdeki dönemdeki performansında yeni yatırımların üretime katkısı, kapasite kullanımındaki gelişmeler ve küresel rekabet koşulları belirleyici olacak.