Küresel metal piyasalarında Çin kaynaklı talep endişeleri öne çıkıyor. Dünyanın en büyük demir cevheri tüketicisi Çin’de çelik üretiminin ve siparişlerin zayıflaması, cevher fiyatlarının iki yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilemesine neden oldu.
Çinli çelik üreticilerinin düşük kârlılığı nedeniyle hammadde alımlarını sınırlaması, fiyatlardaki düşüşe rağmen güçlü bir stok yenileme talebinin oluşmasını engelliyor.
Çin’de çelik üretimi geriliyor
Çin’de ortalama günlük sıcak metal üretimi 22 Ekim itibarıyla haftalık bazda yüzde 0,5 düşerek 2,32 milyon tona geriledi. Bu seviye, mart sonundan bu yana görülen en düşük üretim olarak kaydedildi.
Ülkenin ocak-eylül dönemindeki ham çelik üretimi de yıllık yüzde 2,9 azalarak 724,77 milyon tona indi.
Buna karşın Çin’in demir cevheri ithalatı yılın ilk dokuz ayında yüzde 4,1 arttı. İthalattaki artışın üretimle aynı hızda gerçekleşmemesi liman stoklarında yükselişe yol açtı. 23 Ekim’de sona eren haftada demir cevheri liman stokları yıllık yüzde 14 artarak 152,23 milyon tona çıktı.
Bu tablo, Çin’e giren cevherin önemli bölümünün üretim yerine stoklarda biriktiğine işaret ediyor.
Pekin yönetiminin yeni ekonomik destek adımları beklentisi zaman zaman fiyatları desteklese de kalıcı toparlanma için bu adımların inşaat faaliyetleri, çelik siparişleri ve üretici kârlılığına yansıması bekleniyor.
Bakırda Çin talebi fiyatları destekliyor
Sanayi metallerinde demir cevherinden farklı bir görünüm dikkat çekiyor. Londra Metal Borsası’nda üç ay vadeli bakır yüzde 0,15 yükselişle ton başına 14 bin 359,50 dolardan işlem görüyor.
Çin’de fiziksel bakır arzının sınırlı olması fiyatları destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Üretimdeki düşüş ve ABD’nin olası ithalat tarifeleri öncesinde sevkiyatların Amerikan pazarına yönelmesi, Çinli alıcıların tedarik koşullarını zorlaştırıyor.
Çin’in ithalat talebine ilişkin göstergelerden Yangshan primindeki yükseliş de piyasadaki arz sıkışıklığına işaret ediyor.
Bununla birlikte yapay zekâ odaklı teknoloji hisselerinde yaşanan satışlar, veri merkezleri ve elektrik altyapısında kullanılan bakıra yönelik talep beklentilerini sınırlıyor. Büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları ve yatırım harcamalarına ilişkin mesajları da bakır piyasasında yakından takip ediliyor.
Alüminyum düşüyor, nikel yükseliyor
Üç ay vadeli alüminyum yüzde 0,26 gerileyerek ton başına 3 bin 30 dolara indi. Fiyatlardaki düşüşe karşın LME depolarındaki stoklarda azalma sürüyor.
26 Ekim itibarıyla alüminyum stokları günlük 1.750 ton azalarak 234 bin 100 tona geriledi. Stoklardaki düşüş son bir haftada 2 bin 325 tona, son bir ayda ise 7 bin 325 tona ulaştı.
Nikel ise yüzde 0,68 yükselerek ton başına 15 bin 630 dolara çıktı. Ancak Endonezya’daki üretim artışı ve borsalardaki yüksek stoklar, nikel fiyatındaki yükselişin önündeki başlıca riskler arasında bulunuyor.
Kalay yüzde 0,55 artışla 51 bin 80 dolara yükselirken, çinko yüzde 0,42 düşüşle 3 bin 807 dolara geriledi. Kurşun ise yüzde 0,05 artışla 1.919,50 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Metal piyasalarında gözler Fed kararında
Sanayi metallerinde fiyatlamaları etkileyebilecek en önemli gelişmelerden biri ABD Merkez Bankası’nın faiz kararı olacak.
Fed’in iki günlük toplantısı bugün başlarken, faiz kararı 28 Ekim Çarşamba günü TSİ 21.00’de açıklanacak. Faiz kararının yanı sıra ABD ekonomisinin büyüme ve enflasyon görünümüne ilişkin mesajlar da dolar ve küresel sanayi talebi beklentileri açısından izlenecek.
Türkiye’de ise uluslararası metal fiyatlarının üretim maliyetlerine etkisi yalnızca emtia fiyatlarıyla sınırlı kalmıyor. Döviz kuru ve fiziksel teslimat primleri de nihai maliyetleri belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Demir cevherindeki düşüş, cevher kullanan entegre çelik üreticileri açısından maliyet avantajı yaratabilir. Ancak nihai etkinin enerji ve diğer girdi maliyetleri ile çelik satış fiyatlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
