Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
Sosyal Medya
Ali Şahin
Ali Şahin

Ağıralioğlu’ndan 4 maddelik tarımsal çözüm

Bursa’da birçok farklı konuyu tartıştığımız yoğun bir haftanın son gününde Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu partisinin il başkanlığında kameraların karşısına geçti.

Partisi ile ilgili konuları anlattı, siyasi olarak durdukları yerleri söyledi ve 86 milyonun en büyük sorunu olan ekonomiye dair de hatrı sayılır miktarda kelam etti.

***

Ağıralioğlu’nun konuşmasında sürekli bir 2002 vurgusu vardı.

2002 seçimleri öncesi ülke ekonomik anlamda yangın yerine dönmüş, finansal piyasalardaki kriz bankacılık sistemine sıçramış, halkın kaybı boyunu aşmıştı.

Allah’tan o hasardan iyi ders çıkaran ders ve yabancı bankaların ülkemize gelmesi bu alandaki yapıyı güçlü tutmamıza vesile oldu da 2026’daki fon olayı bugün geldiğimiz noktada sistemin içinde lokal bir sorun olarak kaldı.

2001 krizinde gerçekleşmiş makroekonomik ve kamu maliyeti verileriyle konuşabiliyoruz. 2026 fon krizinde ise yatırımcı sayısı ve tasfiye süreci gibi önemli göstergeler mevcut olsa da, nihai ekonomik zarar henüz aynı kesinlikle hesaplanmış değil. Bu ayrım korunmadan yapılacak parasal karşılaştırma yanıltıcı olur. Ama kaybın sadece fonda giden paralar olmadığını biliyoruz. MSCI kararı gibi dolaylı etkiler ile hasarın büyüklüğü artmaya devam ediyor.

Yani bankacılık sistemi yerinde ama bugün yine insanların önünde bir ekonomik kriz ve finansal bir çöküş hikayesi var.

Aynı şekilde oyunu ne yapacağını belli etmeyen yüzde 30’un üzerinde ‘sessiz seçmen’!

Senaryo oldukça benzer.

***

Ama 2026 özelinde bir durum daha var. O da çiftçiler!

Son 3 yıldır sürekli zarar eden, üretimi terk etmeye başlayan, üretse malını ürettiği fiyata satamayan, piyasada pahalılığın sebebi gibi gösterilen çiftçiler!

Bizim çiftçimiz devletçidir. Üretir, her şartta üretmeye çalışır ki gıda konusu ülke meselesi olmasın. Devlete zeval gelmesin diye genelde sessiz kalır. Ama son 3 yıldır eylem yapıyor, feryat ediyorsa mesele artık insani yaşama aşamasına gelmiştir.

“Şu an birçok siyasetçi bunu gördüğü için tarım üzerinden siyaset üretiyor ama gerçekten o üreticilerin yanında kimse durmuyor.”

Gibi görünebilir ama emin olun çiftçimiz başına bir şey gelmesin diye yanına gelen siyasetçilerle bile mesafeli duruyor. Çünkü Yavuz Ağıralioğlu’nun dediği gibi insanlar iktidardan korktukları için sadece duyulmak isteneni söylüyor, kameradan mikrofondan kaçıyor.

***

Tabii yönetime talip olan bir partinin genel başkanına bunları anlatırken tarım politikalarını da sormadan geçmedik. Çok basit şekilde özetledi ve aslında sahanın ne kadar kolay düzelebileceğini anlattı.

-Kooperatifçilik sistemi güçlendirilecek

-Üretim planlaması yapılacak

-Tüm ürünü TMO alacak, müstahsil tüccarla muhatap olmayacak

-Çiftçinin girdi maliyetlerini kamu üstlenecek

***

Yukarıda yazdığımız 4 şey gerçek olursa hem tarımsal üretim değeri yükselir hem de kentten köye göçleri izleriz. Akabinde tarım alanında düşen dış ticaret fazlası grafiğini yine tam tersi yöne çeviririz.

Bunları yapmak için uzman olmaya da gerek yok. Ama biraz toprağa dokunmuş olmak gerekli.

Mesela kriter koyulacaksa küspenin ekilen bir şey olmadığını sormak yeterli!

***

Sözün özünü yine Yavuz Ağıralioğlu’nun konuşmasından vereyim,

“Bu ekonomiyi üniversitenin ilgili bölümlerindeki 1. Sınıf öğrencileri yönetseydi bu kadar kötüye gitmezdik. O çocuklar bugünkü hataları yapmazdı!”

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER